تخطَّ إلى المحتوى
IQRAN القرآن · الصلاة · الدعاء افتح التطبيق
Enbiyâ suresi · 95. ayet

Enbiyâ suresi 95. ayet

17. cüz · mushaf sayfası 330

وَحَرَٰمٌ عَلَىٰ قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَآ أَنَّهُمْ لَا يَرْجِعُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

veḥarâmün `alâ ḳaryetin ehleknâhâ ennehüm lâ yerci`ûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

Yok ettiğimiz kasaba halkının ahirette ceza görmek üzere Bize dönmemesi imkansızdır.

Diyanet İşleri Meali

Yok ettiğimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezasını da çekmek üzere) bize dönmemesi gerçekten imkansızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Helak ettiğimiz bir ülkeye artık (yaşamak) haramdır: Onlar bir daha geri dönemezler.

Süleyman Ateş

Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

Ali Bulaç

Helâk ettiğimiz bir kente/medeniyete yaşamak haram edilmiştir. Onlar bir daha geri dönemezler.

Yaşar Nuri Öztürk

And there is prohibition upon [the people of] a city which We have destroyed that they will [ever] return

Saheeh International

وممتنع على أهل القرى التي أهلكناها بسبب كفرهم وظلمهم، رجوعهم إلى الدنيا قبل يوم القيامة؛ ليستدركوا ما فرطوا فيه.

تفسير المیسر

Il est défendu [aux habitants] d'une cité que Nous avons fait périr de revenir [à la vie d'ici-bas]!

Hamidullah

Und verboten ist es für (die Bewohner) eine(r jeden) Stadt, die Wir vernichteten, daß sie (ins Diesseits) zurückkehren,

Bubenheim & Elyas

Cuando destruimos una ciudad, les está prohibido a sus habitantes regresar a ella,

Cortes

Запрет лежит на селениях, которые Мы погубили, и они не вернутся,

Кулиев

Sungguh tidak mungkin atas (penduduk) suatu negeri yang telah Kami binasakan, bahwa mereka tidak akan kembali (kepada Kami).

Bahasa Indonesia

اور جس بستی (والوں) کو ہم نے ہلاک کردیا محال ہے کہ (وہ دنیا کی طرف رجوع کریں) وہ رجوع نہیں کریں گے

جالندہری

و بر [اهل] شهری که نابودشان کردیم، محال است که [در قیامت به سوی ما] باز نگردند.

انصاریان