Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Süleym b. Ahdar, ibni Avn'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Nâfi'ye mektup yazarak harpten evvel (dine) nasıl davet edileceğini sordum. O da bana: «Bu ancak islâm'ın ilk zamanlarında idi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî Mustalik kabilesine gafil bulundukları, hayvanlarının suya götürüldüğü bir sırada baskın yapmış; savaşa yarayanlarını öldürmüş; geri kalanlarını da esir almıştır. Yahya demiş ki: Zannederim Süleym, Hâris'in kızı Cüveyriye'yi o gün aldı, dedi. (Yahut yüzde yüz Hâris'in kızı Cüveyriye'yi o gün aldı, dedi.) Bana bu hadîsi Abdullah b. Ömer de rivayet etti. Kendisi o orduda imiş» diye cevâp yazdı
{…} Bize Muhammed b. El-Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Ebî Adiy, ibni Avn'dan bu isnadla bu hadisin mislini rivayet etti. Ve: «Hâris'in kızı Cüveyriye'yi» dedi. Şekk etmedi
Bana Haccâc b. Eş-Şâir de rivayet etti. (Dediki): Bana Abdüssamed b. Abdilvâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Alkame b. Mersed rivayet etti. Ona da Süleyman b. Büreyde, babasından naklen rivayet etmiş. Babası şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kumandan veya müfreze gönderdiği zaman onu çağırır da kendisine tavsiyede bulunurdu...» Râvi hadîsi, Süfyân'ın hadîsi mânâsında nakletmiştir
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kûreyb rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Usâme, Büreyd b. Abdillâh'dan, o da Ebû Bürde'den, o da Ebû Musa'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabından birini bir hangi işi hususuna gönderdiği vakit: «Sevindirin; nefret ettirmeyin! Kolaylaştırın; güçleştirneyin!» buyururdu. İzah 1734 te
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Şu'be'den, o da Saîd b. Ebî Bürde'den, o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini Muâz'Ia birlikte Yemen'e göndermiş; ve : «Kolaylaştırın! Güçleştirmeyin! Sevindirin! Nefret ettirmeyin! Uyuşun! ihtilâf etmeyin!» buyurmuşlar
{…} Bize Muhammed b. Abbâd da rivayet etti. (Dediki): Bize Stifyân, Amr'dan naklen rivayet etti. H. Bize İshâk b. ibrahim ile ibni Ebî Halef de Zekeriyyâ b. Adiy'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ubeydullah, Zeyd b. Ebî Üneyse'den naklen haber verdi Her iki râvi Saîd b. Ebî Bürde'den, o da babasından, o da dedesinden, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Şu'be'nin hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Zeyd b. Ebî Üneyse'nin hadîsinde: «Uyuşun! ihtilâf etmeyin!» cümlesi yoktur. İzah 1734 te Bu sayfanın devamı Emaret bahsinde geçiyor. O sayfa için buraya tıklayın
Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Ebû't-Teyyâh'dan, o da Enes'den naklen rivayet etti. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Saîd rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Velîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Her iki râvi Şu'be'den, o da Ebû't-Teyyâh'dan naklen rivayette bulunmuşlardır. Ebû't-Teyyâh şöyle demiş: Ben Enes b. Mâlik'i şunu söylerken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kolaylaştırın! Güçleştirmeyin! Teskin edin! Nefret ettirmeyin!» buyurdu
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bişr ile Ebû Usâme rivayet ettiler. H. Bana Züheyr b. Harb ile Ubeydullah b. Saîd (yâni Ebû Kudâmete's-Serahsî) de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Yahya —ki Kattân'dir— rivayet etti. Bunların hepsi Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allah kıyamet gününde gelmiş geçmiş bütün insanları bir araya topladığı vakit her vefasız için bir sancak çekilecek; ve: işte fülân oğlu fülânın vefasızlığı budur! denilecektir.» buyurdular
Sahîh-i Müslim 4530
حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الْعَتَكِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ، الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ حَدَّثَنَا عَفَّانُ، حَدَّثَنَا صَخْرُ بْنُ جُوَيْرِيَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ .
{…} Bize Ebû'r-Rabi' El-Ateki rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Abdullah b, Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Sahr b. Cüveyriye rivayet etti. Bu râvilerin ikisi de Nâfi'den, o da ibni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve ibni Hucr da ismâîl b. Ca'fer'den, o da Abdullah b. Dinar'dan naklen rivayet ettiler ki, îbni Dinar, Abdullah b. Ömer'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki vefasız için kıyamet gününde Allah bir sancak dikecek ve: Dikkati.. Bu fülânın vefasızlığıdır! denilecektir.» buyurdular
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dedi ki: Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, ibni Şihâb'dan, o da Abdullah'ın iki oğlu Hamza ile Sâlim'den naklen haber verdi ki, Abdullah b. Ömer şöyle demiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kıyamet gününde her vefasız için bir sancak olacaktır.» buyururken işittim. İzah 1738 de
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşâr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize ibni Ebî Adiy rivayet etti. H. Bana Bişr b. Halid dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni ibni Ca'fer) haber verdi. Bunların ikisi de Şu'be'den, o da Süleyman'dan, o da Ebû Vâil'den, o da Abdullah'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir. «Kıyamet gününde her vefasız için bir sancak olacak: Bu fülânın vefasızlığıdır; denilecektir.» buyurmuşlar
{…} Bize bu hadîsi ishâk b. ibrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Nadr b. Şümeyl haber verdi. H. Bana Ubeydullah b. Saîd dahî rivâyet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. Bunların hepsi Şu'be'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Abdurrahmân'ın hadîsinde: «Bu fülânın vefasızlığıdır; denilecektir.» cümlesi yoktur
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki); Bize Yahya b. Âdem, Yezîd b. Abdilâzîz'den, o da A'meş'den, o da Şakîk'dan, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıyamet gününde her vefasız için bir sancak olacak; onunla tanınacak: Bu fülânın vefasızlığıdır; denilecektir.» buyurdular. İzah 1738 de
Sahîh-i Müslim 4536
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لِكُلِّ غَادِرٍ لِوَاءٌ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُعْرَفُ بِهِ " .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahman b. Mehdi, Şu'be'den, o da Sabit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıyamet gönünde her vefasız ign bir sancak olacak; onunla bilinecektir.» buyurdular. İzah 1738 de
Sahîh-i Müslim 4537
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ خُلَيْدٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لِكُلِّ غَادِرٍ لِوَاءٌ عِنْدَ اسْتِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Ubeydullah b. Saîd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Huleyd'den, o da Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîd'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. «Kıyamet gününde her vefasız için arkasında bir sancak olacaktır.» buyurmuşlar
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssamed b. Abdilvâris rivayet etti. (Dediki): Bize Müstemir b. Keyyân rivayet etti. (Dediki); Bize Ebû Nadra, Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıyamet gününde her vefasız için bir sancak olacak; kendisi için vefasızlığı mikdarı dikilecektir. Dikkat edin ki, gadir i'tibari ile âmmeyi idare edenden daha büyük vefasız yoktur.» buyurdular
Sahîh-i Müslim 4539
وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لِعَلِيٍّ وَزُهَيْرٍ - قَالَ عَلِيٌّ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعَ عَمْرٌو، جَابِرًا يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْحَرْبُ خَدْعَةٌ " .
Bize Aliyyü'bnü Hucr Es-Sa'dî ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Alî ile Züheyr'indir. (Alî: Ahberanâ tabirini kullandı, ötekiler: Haddesena dediler.) Süfyân şöyle demiş : Amr, Câbir'i şunları söylerken işitmiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Harb hileden ibarettir.» buyurdular. İzah 1740 da
Sahîh-i Müslim 4540
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَهْمٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم "الْحَرْبُ خُدْعَةٌ " .
Bize Muhammed b. Abdirrahmân b. Sehm de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Harb hileden ibarettir.» buyurdular
Bize Hasen b. Aliy El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Âmir El-Akadî, Muğîre'den —ki ibni Abdirrahnıan El-Hizâmî'dir— o da Ebû'z-Zinâd'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seilem); «Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin; ama onlarla karşılaştığınız vakit sabredin!» buyurmuşlar. İzah 1742 de
Sahîh-i Müslim 4542
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى، بْنُ عُقْبَةَ عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ كِتَابِ، رَجُلٍ مِنْ أَسْلَمَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُقَالُ لَهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي أَوْفَى فَكَتَبَ إِلَى عُمَرَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ حِينَ سَارَ إِلَى الْحَرُورِيَّةِ يُخْبِرُهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ فِي بَعْضِ أَيَّامِهِ الَّتِي لَقِيَ فِيهَا الْعَدُوَّ يَنْتَظِرُ حَتَّى إِذَا مَالَتِ الشَّمْسُ قَامَ فِيهِمْ فَقَالَ " يَا أَيُّهَا النَّاسُ لاَ تَتَمَنَّوْا لِقَاءَ الْعَدُوِّ وَاسْأَلُوا اللَّهَ الْعَافِيَةَ فَإِذَا لَقِيتُمُوهُمْ فَاصْبِرُوا وَاعْلَمُوا أَنَّ الْجَنَّةَ تَحْتَ ظِلاَلِ السُّيُوفِ " . ثُمَّ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " اللَّهُمَّ مُنْزِلَ الْكِتَابِ وَمُجْرِيَ السَّحَابِ وَهَازِمَ الأَحْزَابِ اهْزِمْهُمْ وَانْصُرْنَا عَلَيْهِمْ " .
Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Mûsâ b. Ukbe, Ebû'n-Nadr'dan, o da Eslem (kabilesinden Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellm)'in ashabından Abdullah b. Ebî Evfâ denilen bir zatın kitabından naklen haber verdi. Ömer b. Ubeydillâh Harûriler üzerine yürüdüğü vakit Abdullah kendisine mektup yazarak, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellm)'in düşmanla karşılaştığı bir gününde beklediğini, tâ güneş (batıya) meylettiği zaman aralarında ayağa kalkarak: «Ey nâs! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyin! Allah'dan afiyeti isteyin! Onlarla karşılaştığınız zaman da sabredin! Bilin ki, cennet kılıçların gölgeleri altındadır.» buyurduğunu; sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellm) (tekrar) kalkarak: «Allahım! Ey kitabı indiren, bulutu hareket ettiren ve hizibleri bozguna uğratan! Bunları perişan et! Ve bizi onlar üzerine muzaffer kıl!» dîye duâ ettiğini ona haber vermiş. Dikkat izah’tan sonra da hadis var
Bize Saîd b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillâh, İsmâîl b. Ebî Hâlid'den, o da Abdullah b. Ebî Evfâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hiziblerin aleyhine dua etti ve: «Allahım! Ey kitabı indiren! Hesabı sür'atli olan! Bu hizibieri bozguna uğrat! Allahım! Bunları bozguna uğrat ve târu mâr et!» buyurdular
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' b. Cerrah, İsmâîl b. Ebî Hâlid'den naklen rivayet etti. (Demiş ki) : Ben îbni Ebî Evfâ'ya şöyle derken işittim: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hâlid'in hadîsi gibi dua etti. Yalnız o: «Hizibleri bozguna uğratan» demiş; «Allahım» sözünü zikretmemiştir
{…} Bize bu hadîsi ishâk b. ibrahim ile ibni Ebî Ömer de hep beraber îbni Uyeyne'den, o da ismail'den bu isnâdla rivayet ettiler, İbni Ebî Ömer kendi rivayetinde «Rüzgârı hareket ettiren!» ifadesini ziyade etti