پرش به محتوا
IQRAN قرآن · نماز · دعا باز کردن برنامه
Kehf suresi · 91. ayet

Kehf suresi 91. ayet

16. cüz · mushaf sayfası 303

كَذَٰلِكَ وَقَدْ أَحَطْنَا بِمَا لَدَيْهِ خُبْرًۭا

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

keẕâlik. veḳad eḥaṭnâ bimâ ledeyhi ḫubrâ.

Okunuşu (çeviriyazı)

İşte bunun gibi, onun yaptıklarının hepsini baştanbaşa biliyorduk.

Diyanet İşleri Meali

İşte Zülkarneyn'in kudret ve saltanatı böyleydi. Ve biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte (Zu'l-Karneyn) böyle (yüksek bir mevkie ve hükümranlığa sahip) idi. Onun yanında (daha) nice bilgi ve yetki bulunduğunu biliyorduk.

Süleyman Ateş

İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten herşeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Ali Bulaç

İşte böyle! Biz onun yanında olan her şeyi bilgimizle kuşatmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Thus. And We had encompassed [all] that he had in knowledge.

Saheeh International

كذلك وقد أحاط عِلْمُنا بما عنده من الخير والأسباب العظيمة، حيثما توجَّه وسار.

تفسير المیسر

Il en fut ainsi et Nous embrassons de Notre Science ce qu'il détenait.

Hamidullah

So war es. Und Wir haben ja umfassende Kenntnis von dem, was ihn betrifft.

Bubenheim & Elyas

Así fue. Nosotros teníamos pleno conocimiento de lo que él tenía.

Cortes

Вот так! Мы объяли знанием все, что происходило с ним.

Кулиев

demikianlah. dan sesungguhnya ilmu Kami meliputi segala apa yang ada padanya.

Bahasa Indonesia

(حقیقت حال) یوں (تھی) اور جو کچھ اس کے پاس تھا ہم کو سب کی خبر تھی

جالندہری

[سرگذشت ذوالقرنین و ملت ها] این گونه [بود]، و یقیناً ما به آنچه [از وسایل و امکانات مادی و معنوی] نزد او بود، احاطه [علمی] داشتیم.

انصاریان