Behz b. Hakîm (r.a.) diyor ki: Babam dedemden aktarmış ve şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü’ dedim. Kime iyilik etmeliyim? Buyurdular ki: “Annene” sonra kime dedim. “Annene” buyurdu. Sonra kime dedim yine “Annene” buyurdu. Sonra kime dedim. “Babana sonra yakınlara ve yakınlara” buyurdu. Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu konuda Ebû Hüreyre, Abdullah b. Amr, Âişe ve Ebû’d Derdâ’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Behz b. Hakîm, Ebû Muaviye b. Hayde el Kuşeyrî’dir. Bu hadis hasendir. Şu’be; Behz b. Hakîm hakkında söz etmiştir. Fakat hadisçiler yanında bu zat güvenilir bir kimsedir. Sûfyân es Sevrî, Ma’mer, Hammad b. Seleme ve pek çok hadis imamları kendisinden hadis rivâyet etmişlerdir
İbn Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e hangi amel daha değerlidir? Diye sordum. Buyurdular ki: “Vaktinde kılınan namazdır.” Sonra hangisi Ey Allah’ın Rasûlü! dedim. “Anne ve babaya iyilik etmektir” buyurdu. Sonra hangisi Ey Allah’ın Rasûlü! Dedim. “Allah yolunda cihattır” buyurdular. Sonra benimle konuşmayı kesti eğer daha soracak olsaydım cevap vermeye devam edecekti. Diğer tahric: Buhârî, Mevakît Tirmizî: Ebû Amr eş Şeybânî’nin ismi Sa’d b. İyas’tır. Bu hadis hasen sahihtir. Şeybânî, Şu’be ve pek çok kimse bu hadisi Velid b. Ayzar’dan rivâyet etmişlerdir. Bu hadis aynı zamanda Ebû Amr eş Şeybânî vasıtasıyla İbn Mes’ûd’tan değişik şekillerde rivâyet edilmiştir
Ebû’d Derdâ (r.a.)’den rivâyet edilmiştir. Bir adam Ebû’d Derdâ’ya gelerek ona şöyle dedi: Bir hanımım var annem onu boşamamı emrediyor ne yapmalıyım? Ebû’d Derdâ dedi ki: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim şöyle diyordu: “Anne veya baba Cennet kapılarının en hayırlısından Cennete girmeye sebeptir. Sen onların hakkını yerine getirmemekle o kapıyı kaybet veya onları hoşnut etmekle o kapıyı koru, elde etmeye çalış.” Diğer tahric: İbn Mâce, Edeb; Ebû Dâvûd, Edeb İbn ebî Ömer dedi ki: Sûfyân şöyle demiştir: “Annem veya babam.” Bu hadis sahihtir. Ebû Abdurrahman es Sülemî’nin ismi İbn Habib’tir
Abdurrahman b. ebî Bekre (r.a.)’den ve babasından rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), büyük günahların en büyüklerinden size haber vereyim mi? buyurdular. Sahabe evet Ey Allah’ın Rasûlü! Dediler. Buyurdu ki: Allah’a ortak koşmak, Ana babaya karşı gelmek. Yaslanmış olduğu halde iken doğrulup oturumuna gelerek şöyle devam etti: “Yalancı şâhidlik ve yalan söylemek” bu son sözü o kadar tekrarladı ki; biz keşke sussaydı dedik. Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla; Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu konuda Ebû Saîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Bekre’nin ismi Nüfey’ b. Harîs’tir
Abdurrahman b. Amr (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kişinin kendi anne ve babasına sövmesi büyük günahlardandır.” Sahabe: ey Allah’ın Rasûlü dediler insan kendi anne ve babasına hiç söver mi? “Evet” buyurdular. “Kişi bir adamın babasına söver de oda bunun babasına söver yine aynı kişi birinin annesine söver de o da onun annesine söver.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb; Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
İbn Ömer (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den şöyle buyurduğunu işittim: “İyiliklerin en güzeli kişinin babasının sevdiği kimselerle bağlarını koparmamasıdır.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb; Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu konuda Ebû Esîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadisin isnadı sahihtir. İbn Ömer’den değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir
Berâ b. Âzib (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Teyze, anne yerinde anne makamındadır.” Bu hadis biraz uzuncadır. Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Talak
Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Küreyb, Ebû Muaviye vasıtasıyla Muhammed b. Sûka’dan, Ebû Bekir b. Hafs’tan bu hadisin bir benzerini bize aktarmış olup bu rivâyetinde “İbn Ömer’den” dememiştir. Bu rivâyet Ebû Muaviye’nin rivâyetinden daha sahihtir. Ebû Bekir b. Hafs, Ömer b. Sa’d b. ebî Vakkâs’ın oğludur
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Üç kimsenin duasının kabul edilmesinde şüphe yoktur, Zulüm ve haksızlık yapılan kimse, Yolcu ve misafir olan kimse, Anne, babanın çocuklarına duası.” Diğer tahric: İbn Mâce, Dua; Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Haccac es Savvaf bu hadisi Yahya b. ebî Kesîr’den, Hişâm’ın rivâyeti gibi rivâyet etmektedir. Ebû Hüreyre’den rivâyet eden Ebû Cafer’e,müezzin, Ebû Cafer deniliyor ismini bilmiyoruz. Yahya b. ebî Kesîr ondan başka hadislerde rivâyet etmiştir
Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Evlat; ana, babanın hakkını hiçbir şekilde ödeyemez ancak köle olarak bulup satın alır ve azat etmiş olursa belki ödemiş sayılır.” Diğer tahric: Müslim, Itk: 6 Tirmizî: Bu hadis hasen olup bu hadisi sadece Süheyl b. Ebû Salih’in rivâyetiyle bilmekteyiz. Sûfyân es Sevrî ve pek çok kimse bu hadisi Süheyl b. ebû Salih’den rivâyet ediyorlar
Ebû Seleme (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû’r Reddad el Leysî hastalanmıştı da Abdurrahman b. Avf, kendisini ziyarete gelmişti. Ebû’r Reddad şöyle dedi: Bildiğime göre insanların hayırlısı ve ilgiyi kesmeyen kişi Ebû Muhammed’tir (Abdurrahman b. Avf’ın künyesidir) Bunun üzerine Abdurrahman b. Avf dedi Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim Allah’ın şöyle buyurduğunu bize bildirdi: “Allah benim, Rahman da benim, akrabalığı da ben yarattım. İsmimden ona isim verdim. Her kim akrabalık bağlarını kesmeyip devam ettirirse ben de onunla ilgimi kesmem. Her kimde akrabalık bağlarını koparıp ilgiyi keserse ben de onunla ilgimi keserim.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla; Buhârî, Edeb Bu konuda Ebû Saîd, İbn ebî Evfa, Âmir b. Rabia, Ebû Hüreyre, Cübeyr b. Mut’ım’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Sûfyân’ın Zührî’den rivâyet ettiği bu hadis sahihtir. Ma’mer bu hadisi Zûhrî’den, Ebû Seleme’den, Reddad el Leysî’den ve Abdurrahman b. Avf’tan rivâyet etti. Ma’mer böylece rivâyet etmektedir. Muhammed diyor ki: Ma’mer’in hadisi hatalıdır
Abdullah b. Amr’dan rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “İlgiyi kesmeyen; kendisine yapılan ziyaretin karşılığını yapan demek değildir. Gerçekten ilgi kesmeyen kendisiyle ilgiyi kesenlerle ilgiyi kesmeyip devam ettirendir.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Bu konuda Selman, Âişe, Abdullah b. Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir
Cübeyr b. Mut’ım (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Sılayı kesen Cennete giremez.” İbn ebî Ömer: Sûfyân rahm’i kasdediyor. Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Hakîm’in kızı Havle (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) bir gün evinden çıkmıştı, kızı Fatıma’nın iki oğlundan birini kucağına basmış şöyle konuşuyordu: “Siz çocuklar insanı cimri, korkak, bilgisiz kılacak şekilde meşgul edersiniz, Siz Allah’ın güzel kokulu nimetlerinden sayılırsınız.” Diğer tahric: Müsned: 26051 Tirmizî: Bu konuda İbn Ömer ve Eş’as b. Kays’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: İbn Uyeyne’nin, İbrahim b. Meysere’den rivâyet ettiği hadisi sadece onun rivâyetiyle bilmekteyiz. Ömer b. Abdulaziz’in, Havle’den hadis işittiğini bilmiyoruz
Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Akrâ b. Hâbis, Rasûlullah (s.a.v.)’in; torunu Hasan’ı öptüğünü gördü (İbn Ömer rivâyetinde Hasan veya Hüseyin’i demektedir) ve benim on çocuğum var onlardan hiçbirini öpmüş değilim dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” Diğer tahric: Buhari, edeb; Müslim, Fedail; Ebu Davud, edeb Tirmizî: Bu konuda Enes ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Seleme b. Abdurrahman’ın ismi: Abdullah b. Abdurrahman b. Avf’tır. Bu hadis hasen sahihtir
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir: “Sizden birinizin üç kızı veya üç kız kardeşi olur da onlara iyilik yapar ve iyi geçinirse bu yüzden Allah onu Cennete koyar.” Diğer tahric: Müslim, Fedail Tirmizî: Bu konuda Âişe, Ukbe b. Âmir, Enes, Câbir ve İbn Abbâs’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Ebû Saîd el Hudrî’nin ismi Sa’d b. Mâlik b. Sinan’dır. Sa’d b. Ebû Vakkâs ise Sa’d b. Mâlik b. Vüheyb’tir. Bazı râvîler bu hadisin senedinde bir kişi daha ilave etmişlerdir
Âişe (r.anha)’dan rivâyet edilmiştir. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim kız çocuklarından bir şeyle imtihan olunursa ve ona da sabrederse onlar Cehennem ateşine karşı kendisine perde olurlar.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis hasendir
Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kim iki kız çocuğunu besleyip büyütüp terbiye ederek yetiştirirse ben ve o; şu ikisi gibi Cennete gireceğiz dedi ve iki parmağını gösterdi.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir
Âişe (r.anha)’dan rivâyete göre, şöyle demiştir: Beraberinde iki kız çocuğu bulunan bir kadın yanıma girerek benden yardım istedi. Bir hurmadan başka bir şey yoktu, o hurmayı kendisine verdim onu iki kızı arasında bölüştürdü kendisi o hurmadan yemedi sonra kalkıp gitti. Rasûlullah (s.a.v.), gelince ona durumu haber verdim bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Her kim kız çocuklarından bir şeyle imtihan olunursa onlar ateşe karşı kendisine perde olurlar.” Diğer tahric: (Müslim, Birr ve Sıla Bu hadis sahihtir)
Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Kimin üç kızı veya üç kız kardeşi olur veya iki kızı ve iki kız kardeşi olursa onlarla iyi geçinip onlar hakkında Allah’a karşı sorumluluk bilinci duyarsa o Cennetliktir.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis garibtir. Muhammed b. Ubeyd, Muhammed b. Abdulaziz’den bu hadisten başka hadis rivâyet etmemiştir. Aynı senedle İbn ebî Bekir’den, İbn Ubeydullah b. Enes’den de hadis rivâyet edilmiş olup sahih olan Abdullah b. ebî Bekir b. Enes’in rivâyetidir
İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Her kim Müslümanlar arasında bir yetimi tutar götürür yiyecek ve içeceğine onu ortak ederse Allah onu mutlaka Cennete koyacaktır. Ancak affedilmeyecek bir günah işlenmiş ise o başka.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu konuda Murre el Fıhrî, Ebû Hüreyre, Ebû Ümâme ve Sehl b. Sa’d’tan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Haneş, Hüseyin b. Kays olup Ebû Ali er Rabbî’dir. Süleyman et Teymî, Haneş hadisçiler yanında zayıf sayılır demektedir
Sehl b. Sa’d’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Ben ve yetimle ilgilenen kişi Cennet’te; şu ikisi gibiyiz diyerek iki parmağını gösterdi.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Edeb Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir
Enes b. Mâlik (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’i, görmek üzere yaşlı bir adam gelmişti, oradaki insanlar ona yer açmayı geciktirdiler. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Küçüklerimize şefkat etmeyen büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir” buyurdular. Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî: Bu konuda Abdullah b. Amr, Ebû Hüreyre, İbn Abbâs ve Ebû Umâme’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis garibtir. Zerbî’nin, Enes b. Mâlik’den ve başkalarından hoş karşılanmayan münker rivâyetleri vardır
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Küçüğümüze şefkat büyüğümüze saygı göstermeyen iyilikleri emredip kötülüklerden sakındırmayan bizden değildir.” (Müsned: 2214) Bu hadis hasen garibtir. Amr b. Şuayb’ın, Muhammed b. İshâk’tan rivâyet ettiği hadis ise hasen sahihtir. hadis Abdullah b. Amr’dan aynı şekilde başka yollarla da rivâyet edilmiştir. Bazı ilim adamları: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bizden değildir” sözünün manası: “Bizim sünnetimizden bizim edebimizden değildir” demektir. b. Medînî, Yahya b. Saîd’den naklen diyor ki: Sûfyân es Sevrî: “Bizden değildir, sözünün; “Bizim milletimizden yani dinimizden değildir” şeklinde tefsir edilmesinden hoşlanmaz ve reddederdi
Cerir b. Abdullah (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “İnsanlara merhamet etmeyene, Allah merhamet etmez.” Diğer tahric: Müslim, Birr ve Sıla Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Tirmizî: Bu konuda Abdurrahman b. Avf, Ebû Saîd, İbn Ömer, Ebû Hüreyre ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir