Перейти к содержимому
IQRAN Коран · Намаз · Дуа Открыть приложение
Hûd suresi · 104. ayet

Hûd suresi 104. ayet

12. cüz · mushaf sayfası 233

وَمَا نُؤَخِّرُهُۥٓ إِلَّا لِأَجَلٍۢ مَّعْدُودٍۢ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

vemâ nü'eḫḫiruhû illâ liecelim ma`dûd.

Okunuşu (çeviriyazı)

Biz, o günü, ancak belli bir süreye kadar geciktiririz.

Diyanet İşleri Meali

Biz onu sadece belli bir süreye kadar geciktiriyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu, sadece sayılı bir süre için erteliyoruz.

Süleyman Ateş

Biz onu sayılı bir sürenin (ecelin) dışında ertelemeyiz.

Ali Bulaç

Biz onu, sadece belirli bir süre için erteliyoruz.

Yaşar Nuri Öztürk

And We do not delay it except for a limited term.

Saheeh International

وما نؤخر يوم القيامة عنكم إلا لانتهاء مدة معدودة في علمنا، لا تزيد ولا تنقص عن تقديرنا لها بحكمتنا.

تفسير المیسر

Et Nous ne le retardons que pour un terme bien déterminé.

Hamidullah

Und Wir stellen ihn nur auf eine bestimmte Frist zurück.

Bubenheim & Elyas

No lo retrasaremos sino hasta el plazo fijado.

Cortes

Мы отсрочим его лишь до определенного срока.

Кулиев

Dan Kami tiadalah mengundurkannya, melainkan sampai waktu yang tertentu.

Bahasa Indonesia

اور ہم اس کے لانے میں ایک وقت معین تک تاخیر کر رہے ہیں

جالندہری

و ما آن روز را جز برای مدتی اندک به تأخیر نمی اندازیم.

انصاریان