پرش به محتوا
IQRAN قرآن · نماز · دعا باز کردن برنامه
Mü'minûn suresi · 104. ayet

Mü'minûn suresi 104. ayet

18. cüz · mushaf sayfası 348

تَلْفَحُ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ وَهُمْ فِيهَا كَٰلِحُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

telfeḥu vucûhehümü-nnâru vehüm fîhâ kâliḥûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır.

Diyanet İşleri Meali

Orada dişleri sırıtır halde iken ateş yüzlerini yalar.

Elmalılı Hamdi Yazır

(Orada onların) yüzlerini ateş yalar. Öyle ki (ateşin) içinde (dehşetten dudakları gerilir de) dişleri açıkta kalır.

Süleyman Ateş

Ateş, onların yüzlerini yalayarak yakar da onun içinde onlar, (etleri sıyrılmış olarak sırıtan) dişleriyle kalıverirler.

Ali Bulaç

Ateş, yüzlerini yalar. Ve onlar da içinde sırıtıp kalacaklar.

Yaşar Nuri Öztürk

The Fire will sear their faces, and they therein will have taut smiles.

Saheeh International

تَحْرقُ النار وجوههم، وهم فيها عابسون تَقَلَّصَتْ شفاههم، وبرزت أسنانهم.

تفسير المیسر

Le feu brûlera leurs visages et ils auront les lèvres crispées.

Hamidullah

Das Feuer schlägt in ihre Gesichter, und sie werden darin erblaßt sein..

Bubenheim & Elyas

El fuego abrasará su rostro; tendrán allí los labios contraídos.

Cortes

Огонь будет сжигать их лица, и там они будут корчиться.

Кулиев

Muka mereka dibakar api neraka, dan mereka di dalam neraka itu dalam keadaan cacat.

Bahasa Indonesia

آگ ان کے مونہوں کو جھلس دے گی اور وہ اس میں تیوری چڑھائے ہوں گے

جالندہری

آتش [همواره] صورت هایشان را می سوزاند، و آنان در آنجا [از شدت سوختگی] زشت رویانی بد منظرند!

انصاریان