مواد پر جائیں
IQRAN قرآن · نماز · دعا ایپ کھولیں
Sâffât suresi · 167. ayet

Sâffât suresi 167. ayet

23. cüz · mushaf sayfası 452

وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

vein kânû leyeḳûlûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

Putperestler: "Öncekilerde olduğu gibi bizde de bir kitap olsaydı, Allah'ın O'na içten bağlanan kulları olurduk" derlerdi.

Diyanet İşleri Meali

(Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçi o(ortakkoşa)nlar şöyle diyorlardı:

Süleyman Ateş

Onlar (putatapıcılar), her ne kadar şöyle diyor idiyseler de:

Ali Bulaç

O inkârcılar şunu da söylüyorlardı:

Yaşar Nuri Öztürk

And indeed, the disbelievers used to say,

Saheeh International

وإن كفار "مكة" ليقولون قبل بعثتك -أيها الرسول-: لو جاءنا من الكتب والأنبياء ما جاء الأولين قبلنا، لكنا عباد الله الصادقين في الإيمان، المخلَصين في العبادة.

تفسير المیسر

Même s'ils disaient:

Hamidullah

Und sie pflegten zu sagen:

Bubenheim & Elyas

Sí, solían decir:

Cortes

Они (мекканские многобожники) сказали:

Кулиев

Sesungguhnya mereka benar-benar akan berkata:

Bahasa Indonesia

اور یہ لوگ کہا کرتے تھے

جالندہری

و مشرکان [پیش از بعثت پیامبر] قاطعانه می گفتند:

انصاریان