Перейти к содержимому
IQRAN Коран · Намаз · Дуа Открыть приложение
Zâriyât suresi · 19. ayet

Zâriyât suresi 19. ayet

26. cüz · mushaf sayfası 521

وَفِىٓ أَمْوَٰلِهِمْ حَقٌّۭ لِّلسَّآئِلِ وَٱلْمَحْرُومِ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

vefî emvâlihim ḥaḳḳul lissâili velmaḥrûm.

Okunuşu (çeviriyazı)

Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı, onu verirlerdi.

Diyanet İşleri Meali

Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Mallarında dilenci ve yoksul için hak vardı.

Süleyman Ateş

Onların mallarında dilenip-isteyen (ve iffetinden dolayı istemeyip de) yoksul olan için de bir hak vardı.

Ali Bulaç

İhtiyaç sahibi için, yoksun için bir hak vardı mallarında onların.

Yaşar Nuri Öztürk

And from their properties was [given] the right of the [needy] petitioner and the deprived.

Saheeh International

وفي أموالهم حق واجب ومستحب للمحتاجين الذين يسألون الناس، والذين لا يسألونهم حياء.

تفسير المیسر

et dans leurs biens, il y avait un droit au mendiant et au déshérité.

Hamidullah

und (sie gestanden) an ihrem Besitz dem Bettler und dem Unbemittelten ein Anrecht (zu).

Bubenheim & Elyas

y parte de sus bienes correspondía de derecho al mendigo y al indigente.

Cortes

Они выделяли известную долю своего имущества для просящих и обездоленных.

Кулиев

Dan pada harta-harta mereka ada hak untuk orang miskin yang meminta dan orang miskin yang tidak mendapat bagian.

Bahasa Indonesia

اور ان کے مال میں مانگنے والے اور نہ مانگنے والے (دونوں) کا حق ہوتا تھا

جالندہری

و در اموالشان حقّی برای سائل تهیدست و محروم از معیشت بود.

انصاریان