مواد پر جائیں
IQRAN قرآن · نماز · دعا ایپ کھولیں
Ankebût suresi · 35. ayet

Ankebût suresi 35. ayet

20. cüz · mushaf sayfası 400

وَلَقَد تَّرَكْنَا مِنْهَآ ءَايَةًۢ بَيِّنَةًۭ لِّقَوْمٍۢ يَعْقِلُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

veleḳat teraknâ minhâ âyetem beyyinetel liḳavmiy ya`ḳilûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.

Diyanet İşleri Meali

Andolsun ki biz, aklını kullanacak bir kavim için oradan apaçık bir ibret nişanesi bırakmışızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Andolsun biz, aklını kullanan bir toplum için ondan, (harab ettiğimiz o ülkeden) açık bir işaret bırakmışızdır.

Süleyman Ateş

Andolsun, Biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.

Ali Bulaç

Yemin olsun, biz o kentten, aklını işleten bir topluluk için geriye apaçık bir işaret bıraktık.

Yaşar Nuri Öztürk

And We have certainly left of it a sign as clear evidence for a people who use reason.

Saheeh International

ولقد أبقينا مِن ديار قوم لوط آثارًا بينة لقوم يعقلون العبر، فينتفعون بها.

تفسير المیسر

Et certainement, Nous avons laissé (des ruines de cette cité) un signe (d'avertissement) évident pour des gens qui comprennent.

Hamidullah

Und Wir ließen ja von ihr ein klares Zeichen zurück für Leute, die begreifen.

Bubenheim & Elyas

E hicimos de ella un signo claro para gente que razona.

Cortes

Мы оставили от него (селения народа Лута) ясное знамение для людей разумеющих.

Кулиев

Dan sesungguhnya Kami tinggalkan daripadanya satu tanda yang nyata bagi orang-orang yang berakal.

Bahasa Indonesia

اور ہم نے سمجھنے والے لوگوں کے لئے اس بستی سے ایک کھلی نشانی چھوڑ دی

جالندہری

[پس با عذاب آسمانی، شهر و اهلش را در هم کوبیدیم] و از آن شهر نشانه ای روشن [از سنگ هایی که بر سر اهلش فرو باریدیم] برای مردمی که می اندیشند، بر جای گذاشتیم.

انصاریان