Mülk suresi 26. ayet
29. cüz · mushaf sayfası 563
قُلْ إِنَّمَا ٱلْعِلْمُ عِندَ ٱللَّهِ وَإِنَّمَآ أَنَا۠ نَذِيرٌۭ مُّبِينٌۭ
Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)
Meâller ve okunuş
ḳul inneme-l`ilmü `inde-llâh. veinnemâ ene neẕîrum mübîn.
Okunuşu (çeviriyazı)
De ki: "Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Diyanet İşleri Meali
De ki: "(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: (Ona ait) Bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Süleyman Ateş
De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın Katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Ali Bulaç
De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
Yaşar Nuri Öztürk
Say, "The knowledge is only with Allah, and I am only a clear warner."
Saheeh International
ويقول الكافرون: متى يتحقق هذا الوعد بالحشر يا محمد؟ أخبرونا بزمانه أيها المؤمنون، إن كنتم صادقين فيما تدَّعون، قل -أيها الرسول- لهؤلاء: إن العلم بوقت قيام الساعة اختصَّ الله به، وإنما أنا نذير لكم أخوِّفكم عاقبة كفركم، وأبيِّن لكم ما أمرني الله ببيانه غاية البيان.
تفسير المیسر
Dis: «Allah seul [en] a la connaissance. Et moi je ne suis qu'un avertisseur clair».
Hamidullah
Sag: Nur Allah weiß (darüber) Bescheid. Und ich bin nur ein deutlicher Warner.
Bubenheim & Elyas
Di: «Sólo Alá lo sabe. Yo soy solamente un monitor que habla claro».
Cortes
Скажи: «Знание об этом - у Аллаха, а я - всего лишь предостерегающий и разъясняющий увещеватель».
Кулиев
Katakanlah: "Sesungguhnya ilmu (tentang hari kiamat itu) hanya pada sisi Allah. Dan sesungguhnya aku hanyalah seorang pemberi peringatan yang menjelaskan".
Bahasa Indonesia
کہہ دو اس کا علم خدا ہی کو ہے۔ اور میں تو کھول کھول کر ڈر سنانے دینے والا ہوں
جالندہری
بگو: دانش و آگاهی [این حقیقت] فقط نزد خداست و من تنها بیم دهنده ای آشکارم.
انصاریان