Lewati ke konten
IQRAN Quran · Salat · Doa Buka aplikasi
Zâriyât suresi · 42. ayet

Zâriyât suresi 42. ayet

27. cüz · mushaf sayfası 522

مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

Okunuşu (çeviriyazı)

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Diyanet İşleri Meali

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.

Süleyman Ateş

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

Ali Bulaç

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

It left nothing of what it came upon but that it made it like disintegrated ruins.

Saheeh International

وفي شأن عاد وإهلاكهم آيات وعبر لمن تأمل، إذ أرسلنا عليهم الريح التي لا بركة فيها ولا تأتي بخير، ما تَدَعُ شيئًا مرَّت عليه إلا صيَّرته كالشيء البالي.

تفسير المیسر

n'épargnant rien sur son passage sans le réduire en poussière.

Hamidullah

Nichts von (all) dem, worüber er kam, ließ er zurück, ohne es wie Zerfallenes werden zu lassen.

Bubenheim & Elyas

que pulverizaba todo cuanto encontraba a su paso.

Cortes

Он обращал в подобие праха все, на что налетал.

Кулиев

angin itu tidak membiarkan satupun yang dilaluinya, melainkan dijadikannya seperti serbuk.

Bahasa Indonesia

وہ جس چیز پر چلتی اس کو ریزہ ریزہ کئے بغیر نہ چھوڑتی

جالندہری

[آن باد] هیچ چیزی را که بر آن می وزید، رها نمی کرد مگر آنکه آن را به صورت استخوان پوسیده ای می ساخت.

انصاریان