Bürûc suresi 19. ayet
30. cüz · mushaf sayfası 590
بَلِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى تَكْذِيبٍۢ
Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)
Meâller ve okunuş
beli-lleẕîne keferû fî tekẕîb.
Okunuşu (çeviriyazı)
Doğrusu inkar edenler, hep yalanlayagelmişlerdir.
Diyanet İşleri Meali
Fakat o inkarcılar hâlâ bir yalanlama içinde.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu, nankörler bir yalanlama içindedirler.
Süleyman Ateş
Hayır; inkar edenler, (kesintisiz) bir yalanlama içindedirler.
Ali Bulaç
Gerçek şu ki, inkâr edenler bir yalanlama içindedirler.
Yaşar Nuri Öztürk
But they who disbelieve are in [persistent] denial,
Saheeh International
Mais ceux qui ne croient pas persistent à démentir,
Hamidullah
هل بلغك -أيها الرسول- خبر الجموع الكافرة المكذبة لأنبيائها، فرعون وثمود، وما حلَّ بهم من العذاب والنكال، لم يعتبر القوم بذلك، بل الذين كفروا في تكذيب متواصل كدأب مَن قبلهم، والله قد أحاط بهم علما وقدرة، لا يخفى عليه منهم ومن أعمالهم شيء. وليس القرآن كما زعم المكذبون المشركون بأنه شعر وسحر، فكذَّبوا به، بل هو قرآن عظيم كريم، في لوح محفوظ، لا يناله تبديل ولا تحريف.
تفسير المیسر
Aber nein! Diejenigen, die ungläubig sind, sind dem Leugnen (der Botschaft) verhaftet.
Bubenheim & Elyas
Los infieles, no obstante, persisten en desmentir,
Cortes
Но неверующие считают это ложью,
Кулиев
Sesungguhnya orang-orang kafir selalu mendustakan,
Bahasa Indonesia
لیکن کافر (جان بوجھ کر) تکذیب میں (گرفتار) ہیں
جالندہری
[فقط آنان تکذیب گر نبودند] بلکه کافران [قوم تو] در تکذیبی سخت ترند….
انصاریان