İçeriğe atla
IQRAN Kur'an · Namaz · Dua Uygulamayı aç
Kamer suresi · 39. ayet

Kamer suresi 39. ayet

27. cüz · mushaf sayfası 530

فَذُوقُوا۟ عَذَابِى وَنُذُرِ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

feẕûḳû `aẕâbî venüẕür.

Okunuşu (çeviriyazı)

"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.

Diyanet İşleri Meali

"Azabımı ve uyarılarımı tadın!" (dedik).

Elmalılı Hamdi Yazır

Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!

Süleyman Ateş

Şimdi azabımı ve uyarmamı tadın.

Ali Bulaç

Hadi, tadın azabımı ve uyarılarımı!

Yaşar Nuri Öztürk

So taste My punishment and warning.

Saheeh International

ولقد جاءهم وقت الصباح عذاب دائم استقر فيهم حتى يُفضي بهم إلى عذاب الآخرة، وذلك العذاب هو رجمهم بالحجارة وقلب قُراهم وجعل أعلاها أسفلها، فقيل لهم: ذوقوا عذابي الذي أنزلته بكم؛ لكفركم وتكذيبكم، وإنذاري الذي أنذركم به لوط عليه السلام.

تفسير المیسر

Goûtez donc Mon châtiment et Mes avertissements.

Hamidullah

"Kostet nun Meine Strafe und Meine Warnungen."

Bubenheim & Elyas

«¡Gustad Mi castigo y Mis advertencias!»

Cortes

Вкусите же мучения от Меня и предостережения Мои!

Кулиев

Maka rasakanlah azab-Ku dan ancaman-ancaman-Ku.

Bahasa Indonesia

تو اب میرے عذاب اور ڈرانے کے مزے چکھو

جالندہری

پس [گفتیم: طعمِ] عذاب و هشدارهایم را بچشید.

انصاریان