Mü'minûn suresi 49. ayet
18. cüz · mushaf sayfası 345
وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَٰبَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)
Meâller ve okunuş
veleḳad âteynâ mûse-lkitâbe le`allehüm yehtedûn.
Okunuşu (çeviriyazı)
And olsun ki Musa'ya, doğru yola girsinler diye Kitap verdik.
Diyanet İşleri Meali
Andolsun biz Musa'ya belki onlar yola gelirler diye, o kitabı da verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
(Sonra Musa, İsrail oğullarını Mısır'dan çıkardı. İsrail oğulları) Doğru yolu bulsunlar diye biz, Musa'ya Kitabı (Tevrat'ı) verdik.
Süleyman Ateş
Andolsun, Biz Musa’ya kitabı verdik, belki onlar hidayete erer diye.
Ali Bulaç
Yemin olsun, Mûsa'ya o Kitap'ı vermiştik ki, hidayete erebilsinler.
Yaşar Nuri Öztürk
And We certainly gave Moses the Scripture that perhaps they would be guided.
Saheeh International
ولقد آتينا موسى التوراة؛ ليهتدي بها قومه إلى الحق.
تفسير المیسر
Et Nous avions apporté le Livre à Moïse afin qu'ils se guident.
Hamidullah
Und Wir gaben bereits Musa die Schrift, auf daß sie rechtgeleitet werden mögen.
Bubenheim & Elyas
Dimos a Moisés la Escritura. Quizás, así, fueran bien dirigidos.
Cortes
Воистину, Мы даровали Мусе (Моисею) Писание, чтобы они могли последовать прямым путем.
Кулиев
Dan sesungguhnya telah Kami berikan Al Kitab (Taurat) kepada Musa, agar mereka (Bani Israil) mendapat petunjuk.
Bahasa Indonesia
اور ہم نے موسیٰ کو کتاب دی تھی تاکہ وہ لوگ ہدایت پائیں
جالندہری
همانا ما به موسی کتاب دادیم، تا آنان هدایت شوند.
انصاریان