Skip to content
IQRAN Quran · Prayer · Dua Open the app
Zâriyât suresi · 27. ayet

Zâriyât suresi 27. ayet

26. cüz · mushaf sayfası 521

فَقَرَّبَهُۥٓ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

feḳarrabehû ileyhim ḳâle elâ te'külûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: "Yemez misiniz?" demişti.

Diyanet İşleri Meali

Onu önlerine sürerek: "Yemez misiniz?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onu, önlerine yaklaştırdı, "Yemez misiniz?" dedi.

Süleyman Ateş

Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); "Yemez misiniz?" dedi.

Ali Bulaç

Danayı misafirlerin önüne sürdü. "Yemez misiniz?" dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

And placed it near them; he said, "Will you not eat?"

Saheeh International

فعَدَلَ ومال خفية إلى أهله، فعمد إلى عجل سمين فذبحه، وشواه بالنار، ثم وضعه أمامهم، وتلَّطف في دعوتهم إلى الطعام قائلا ألا تأكلون؟

تفسير المیسر

Ensuite il l'approcha d'eux... «Ne mangez-vous pas?» dit-il.

Hamidullah

Er setzte es ihnen vor; er sagte: "Wollt ihr nicht essen?"

Bubenheim & Elyas

que les ofreció. Dijo: «¿Es que no coméis?»

Cortes

Он придвинул его к ним и сказал: «Не отведаете ли?».

Кулиев

Lalu dihidangkannya kepada mereka. Ibrahim lalu berkata: "Silahkan anda makan".

Bahasa Indonesia

(اور کھانے کے لئے) ان کے آگے رکھ دیا۔ کہنے لگے کہ آپ تناول کیوں نہیں کرتے؟

جالندہری

پس آن را نزدیکشان برد [ولی دید نمی خورند]؛ گفت: مگر نمی خورید؟

انصاریان