Lewati ke konten
IQRAN Quran · Salat · Doa Buka aplikasi
Duhân suresi · 49. ayet

Duhân suresi 49. ayet

25. cüz · mushaf sayfası 498

ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

ẕuḳ. inneke ente-l`azîzü-lkerîm.

Okunuşu (çeviriyazı)

"Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün" denir, sonra ona: "Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir" denir.

Diyanet İşleri Meali

Ona şöyle denir! "Tat bakalım azabı! hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tad, zira sen kendince üstündün, şerefliydin.

Süleyman Ateş

"(Azabı) Tad; çünkü sen, (kendince) üstün, onurluydun."

Ali Bulaç

"Tat bakalım! Hani sen onurluydun, seçkindin."

Yaşar Nuri Öztürk

[It will be said], "Taste! Indeed, you are the honored, the noble!

Saheeh International

يقال لهذا الأثيم الشقيِّ: ذق هذا العذاب الذي تعذَّب به اليوم، إنك أنت العزيز في قومك، الكريم عليهم. وفي هذا تهكم به وتوبيخ له.

تفسير المیسر

Goûte! Toi [qui prétendait être] le puissant, le noble.

Hamidullah

Koste (doch); du bist ja der Mächtige und Edle!"

Bubenheim & Elyas

«¡Gusta! ¡Tú eres 'el poderoso', 'el generoso'!»

Cortes

Вкушай, ведь ты - могущественный, благородный!

Кулиев

Rasakanlah, sesungguhnya kamu orang yang perkasa lagi mulia.

Bahasa Indonesia

(اب) مزہ چکھ۔ تو بڑی عزت والا (اور) سردار ہے

جالندہری

[و بگویید:] بچش که تو همان ارجمند و بزرگواری!!

انصاریان