İçeriğe atla
IQRAN Kur'an · Namaz · Dua Uygulamayı aç
Meâric suresi · 14. ayet

Meâric suresi 14. ayet

29. cüz · mushaf sayfası 569

وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا ثُمَّ يُنجِيهِ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.

Okunuşu (çeviriyazı)

Onlar birbirlerine yalnız gösterilirler. Suçlu kimse o günün azabından kurtulmak için oğullarını, ailesini, kardeşini, kendisini barındırmış olan sülalesini ve yeryüzünde bulunan herkesi feda etmek ve böylece kendisini kurtarmak ister.

Diyanet İşleri Meali

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yeryüzünde bulunanların hepsini (versin) de tek kendisini kurtarsın.

Süleyman Ateş

Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa.

Ali Bulaç

Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.

Yaşar Nuri Öztürk

And whoever is on earth entirely [so] then it could save him.

Saheeh International

يرونهم ويعرفونهم، ولا يستطيع أحد أن ينفع أحدًا. يتمنى الكافر لو يفدي نفسه من عذاب يوم القيامة بأبنائه، وزوجه وأخيه، وعشيرته التي تضمه وينتمي إليها في القرابة، وبجميع مَن في الأرض مِنَ البشر وغيرهم، ثم ينجو من عذاب الله.

تفسير المیسر

et tout ce qui est sur la terre, tout, qui pourrait le sauver.

Hamidullah

und allen, die auf der Erde sind. (Er wünscht,) dies möge ihn hierauf retten.

Bubenheim & Elyas

a todos los de la tierra. Eso le salvaría.

Cortes

и всеми обитателями земли, чтобы затем спастись.

Кулиев

Dan orang-orang di atas bumi seluruhnya kemudian (mengharapkan) tebusan itu dapat menyelamatkannya.

Bahasa Indonesia

اور جتنے آدمی زمین میں ہیں (غرض) سب (کچھ دے دے) اور اپنے تئیں عذاب سے چھڑا لے

جالندہری

و نیز همه کسانی را که در روی زمین اند تا [این فدیه و عوض] او را [از عذاب آن روز] نجات دهد!

انصاریان