Aller au contenu
IQRAN Coran · Prière · Invocation Ouvrir l'application
Mü'minûn suresi · 56. ayet

Mü'minûn suresi 56. ayet

18. cüz · mushaf sayfası 345

نُسَارِعُ لَهُمْ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ ۚ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

Okuyan: Türkçe meal (Diyanet)

Meâller ve okunuş

nüsâri`u lehüm fi-lḫayrât. bel lâ yeş`urûn.

Okunuşu (çeviriyazı)

Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.

Diyanet İşleri Meali

Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünya ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.

Süleyman Ateş

Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.

Ali Bulaç

Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Is [because] We hasten for them good things? Rather, they do not perceive.

Saheeh International

أيظن هؤلاء الكفار أن ما نمدُّهم به من أموال وأولاد في الدنيا هو تعجيلُ خيرٍ لهم يستحقونه؟ إنما نعجل لهم الخير فتنة لهم واستدراجًا، ولكنهم لا يُحِسُّون بذلك.

تفسير المیسر

[soit une avance] que Nous Nous empressons de leur faire sur les biens [de la vie future]? Au contraire, ils n'en sont pas conscients.

Hamidullah

Uns beeilen, ihnen gute Dinge (zu gewähren)? Aber nein! Sie merken nicht.

Bubenheim & Elyas

estamos anticipándoles las cosas buenas? No, no se dan cuenta.

Cortes

потому что спешим одарить их благами? О нет! Однако они не ощущают этого!

Кулиев

Kami bersegera memberikan kebaikan-kebaikan kepada mereka? Tidak, sebenarnya mereka tidak sadar.

Bahasa Indonesia

تو (اس سے) ان کی بھلائی میں جلدی کر رہے ہیں (نہیں) بلکہ یہ سمجھتے ہی نہیں

جالندہری

در حقیقت می خواهیم در عطا کردن خیرات به آنان شتاب ورزیم؟ [چنین نیست] بلکه [آنان] درک نمی کنند [که ما می خواهیم با افزونی مال و اولاد، در تفرقه، طغیان، گمراهی و تیره بختی بیشتری فرو روند.]

انصاریان