Nebe' suresi
40 ayet · Mekke döneminde indi · adının anlamı "Haber"
Meâl seçimi
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Nebe' suresi 1. ayet
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ
`amme yetesâelûn.
Neyi soruşturuyorlar? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 2. ayet
عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ
`ani-nnebei-l`ażîm.
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 3. ayet
ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ
elleẕî hüm fîhi muḫtelifûn.
Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 4. ayet
كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
kellâ seya`lemûn.
Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 5. ayet
ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ
ŝümme kellâ seya`lemûn.
Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 6. ayet
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا
elem nec`ali-l'arḍa mihâdâ.
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 7. ayet
وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا
velcibâle evtâdâ.
Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 8. ayet
وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا
veḫalaḳnâküm ezvâcâ.
Sizi çift çift yarattık; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 9. ayet
وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا
vece`alnâ nevmeküm sübâtâ.
Uykunuzu dinlenme vakti kıldık; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 10. ayet
وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا
vece`alne-lleyle libâsâ.
Geceyi bir örtü yaptık; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 11. ayet
وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا
vece`alne-nnehâra me`âşâ.
Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 12. ayet
وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا
vebeneynâ fevḳaküm seb`an şidâdâ.
Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 13. ayet
وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا
vece`alnâ sirâcev vehhâcâ.
Parlak ışık veren güneşi varettik; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 14. ayet
وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا
veenzelnâ mine-lmü`ṣirâti mâen ŝeccâcâ.
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 15. ayet
لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا
linuḫrice bihî ḥabbev venebâtâ.
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 16. ayet
وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا
vecennâtin elfâfâ.
Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 17. ayet
إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا
inne yevme-lfaṣli kâne mîḳâtâ.
Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 18. ayet
يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا
yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fete'tûne efvâcâ.
Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 19. ayet
وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا
vefütiḥati-ssemâü fekânet ebvâbâ.
Gökler kapı kapı açılacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 20. ayet
وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا
vesüyyirati-lcibâlü fekânet serâbâ.
Dağlar yürütülüp serap olacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 21. ayet
إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا
inne cehenneme kânet mirṣâdâ.
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 22. ayet
لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا
liṭṭâgîne meâbâ.
Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 23. ayet
لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا
lâbiŝîne fîhâ aḥḳâbâ.
Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 24. ayet
لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا
lâ yeẕûḳûne fîhâ berdev velâ şerâbâ.
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 25. ayet
إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا
illâ ḥamîmev vegassâḳâ.
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 26. ayet
جَزَآءًۭ وِفَاقًا
cezâev vifâḳâ.
Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin.... Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 27. ayet
إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا
innehüm kânû lâ yercûne ḥisâbâ.
Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 28. ayet
وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا
vekeẕẕebû biâyâtinâ kiẕẕâbâ.
Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 29. ayet
وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا
vekülle şey'in aḥṣaynâhü kitâbâ.
Biz de herşeyi yazıp saymışızdır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 30. ayet
فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا
feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.
Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 31. ayet
إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا
inne lilmütteḳîne mefâzâ.
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 32. ayet
حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا
ḥadâiḳa vea`nâbâ.
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 33. ayet
وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا
vekevâ`ibe etrâbâ.
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 34. ayet
وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا
veke'sen dihâḳâ.
Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 35. ayet
لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا
lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ kiẕẕâbâ.
Orada boş ve yalan söz işitmezler. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 36. ayet
جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا
cezâem mir rabbike `aṭâen ḥisâbâ.
Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 37. ayet
رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا
rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehüme-rraḥmâni lâ yemlikûne minhü ḫiṭâbâ.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 38. ayet
يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا
yevme yeḳûmü-rrûḥu velmelâiketü ṣaffâ. lâ yetekellemûne illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veḳâle ṣavâbâ.
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 39. ayet
ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا
ẕâlike-lyevmü-lḥaḳḳ. femen şâe-tteḫaẕe ilâ rabbihî meâbâ.
İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
Nebe' suresi 40. ayet
إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا
innâ enẕernâküm `aẕâben ḳarîbâ. yevme yenżuru-lmerü mâ ḳaddemet yedâhü veyeḳûlü-lkâfiru yâ leytenî küntü türâbâ.
Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle